25 Haziran 2015 Perşembe

SEYYAH'TAN GEZİ ANILARI (3)

FATİH BÜYÜK CAMİİ ve KÜLLİYESİ (M.1461)



ortahisar camii trabzon ile ilgili görsel sonucu
(Bu resim netten alıntıdır)




           
Trabzon Merkez “Fatih Büyük (Ortahisar) Camii”; Büyük Türk Hakanı, Osmanlı Türk-İslam Cihan Devleti Hükümdarı Fatih Sultan Mehmed Han tarafından 1461 yılında camiye çevrilen Trabzon’un Fethinin tarihi sembol eserlerindendir.


 Fatih Sultan Mehmed Han tarafından camiye çevrilerek, vakfedilmiştir. Türk-İslam âleminin ve Türkiye Cumhuriyetinin çimentosu olarak kabul gören Trabzonlular, Karadenizliler ve tüm Türk halkı tarafından en iyi şekilde korunmuştur.

           
Mabet, ilk olarak F. Julius Kostantin tarafından yaptırılmış olup Trabzon’un Fethinden önce Altınbaşlı (Kızılbaşlı) Meryem Ana Kilise’si olarak hizmet vermekte idi. Bazı kaynaklara göre; “Altınbaşlı” ya da “Kızılbaşlı” olarak isimlendirilmesi kubbelerin bakır ile kaplı oluşundandır.1 Mabedin ilk yapılışı bazilika plandır. Sonradan merkezi planlı bir mabede çevrilmiştir.
Caminin ufak bir bölümü yine müze olarak kullanılıyor
(Bilgiler netten alıntıdır)


Hayatımda hiç balık tutmamıştım. Daha doğrusu balıkçı teknesinede binmemiştim. Her seyin bir ilki varmış meğerse



                     Ciddi ciddi bir balıkçı teknesine bindik ve yola koyulduk . Heyecan dorukta



Hadi ben her türlü aksiyonu severim. Ama zavallı anacığım az kalsın ruhunu teslim ediyordu.Annem zaten denizden korkar bir de tuttum onu balıkçı teknesine bindirdim.


Önce deniz somonlarını besledik. Aslında onlar otomatik yemleniyormuş ama biz keyif alalım diye biraz yem attılar. Çok keyifliydi doğrusu


Balık tuttum tutmasına ama  çok keyif aldığım söylenemez. Onları can çekişirken görmek bana göre değil.


Trabzon'da bir günü daha böylece bitirmiş olduk.Her gün diğerinden daha güzel geçiyor.İftar vakti yaklaştı.Yeni bir yazımda buluşmak ümidi ile hoşçakalın

HAYIRLI İFTARLAR

23 Haziran 2015 Salı

SEYYAH'TAN GEZİ ANILARI (2)

KAYABAŞI (YAYLA KENT)


BU YAZIMDA KALEM SUSACAK RESİMLER KONUŞACAK.YEŞİLE DOYULURMU BİLMİYORUM AMA YEŞİLİN HER TONUNA DOYMAYA ÇALIŞTIM. DOYDUM DİYEMİYECEĞİM


ZİFİN ÇİÇEKLERİNİN RESMİNİ PAYLAŞTIĞIM GİBİ KEŞKE KOKUSUNUDA SİZLERLE PAYLAŞABİLSEYDİM.






                          KENDİMİ KAYBETTİM ZİFİN ÇİÇEKLERİNİN ARASINDA


 ANACIĞIM YILLAR SONRA MEMLEKETİNİN TOPRAKLARINDA MUTLU HUZURLU


(Karadeniz Bölgesi'nde yayla göçlerinin zamanlamasını göstermesi açısından 'vargel' ve 'vargit' çiçekleri (güz çiğdemi) büyük önem taşıyor. Beyaz ve mor renkleri ile Karadeniz yaylalarını donatan güz çiğdemi, ilkbaharda ve sonbaharda olmak üzere yılda iki kez kendini gösteriyor. İlkbaharda yaylalara çıkma zamanını geldiğini gösterdiği gerekçesiyle yöre halka tarafından 'vargel' olarak anılıyor. Eylül-Kasım aylarında yeniden açan güz çiğdemi, bu kez de yaylalardan göçün zamanı geldiğini bildiriyor. Bu mevsimde de yörede 'vargit', 'döngeri', 'yıkılgit' ve 'güzgülü' gibi isimlerle anılan bu çiçek, yaylacılara kışın kapıda olduğunu ve artık yaylalardan inmeleri gerektiğini haber veriyor. Çünkü 'vargit' çiçeklerinin açması yükseklere heran kar düşebileceğini gösteriyor. Bu gerçeği bilen yayla sakinleri de köylerine ve şehir merkezlerine göç ediyor.)İnternetten alıntıdır



                                                            UZUN GÖL

UZUN GÖL'E GELİP DE BURADA RESİM ÇEKMEDEN ÇEKİNMEDEN GİTMEK OLMAZ DOĞRUSU


ARAZİYE  UYUM SAĞLAMAK LAZIM BENDE HEMEN Bİ PUŞİ TAKTIM BAŞIMA DAHA DOĞRUSU TAKTILAR :)


BİR GÜZEL GÜN DAHA BÖYLECE GEÇMİŞ OLDU. YARIN BALIK TUTMAYA GİDİYORUUUUZ :))
TAKİPTE KALIN TÜM KARADENİZLİLER ,DOĞA SEVERLER

17 Haziran 2015 Çarşamba

HAYIRLI RAMAZANLAR


Sizlere bu ayın bereketi ile ilgili bir iki ufak tüyo vermek istedim.
Rabbim ibadetlerinizi kabul eylesin



SEYYAH'TAN GEZİ ANILARI (1)

HACI BAYRAM VELİ HAZRETLERİ


 Bu sene benim ,için gerçekten de ismime yakışır bir sene oldu.Manavgat ,Manisa ,İzmir ,Bursa ,Ankara ,Trabzon kısacası epey gezdim. Artık bir yerlerden başlamak lazım anlatmaya. Salı günü annemden aldığım bir telefonla Perşembe gecesi kendimi Ankara da buldum. Malum 24 saat gezmeye hazır kuvvet. Gece 3.30 da sabah namazını Hacı Bayram Veli Camin de kılmak üzere yola çıktık. Annem iki arkadaşı ve ben .



Çok huzurlu çok manevi bir havası var.Çevre düzenlemesi çok çok güzel olmuş. Her yer bakımdan geçmiş benim bıraktığım Hacı Bayram la hiç alakası yok. İmamı gerçektende çok güzel bir kıraati vardı.Dinlemelere doyamadım. Hatta kolundan tutup İstanbul'a getiresim geldi o derece yanii


Ankara Kalesi tüm ihtişamı ile bizi seyrediyordu.Kısacası çok çok keyif aldım. Ama Haziran ayında olmamıza rağmen çok üşüdüm acısıda sonra çıktı.


Namazdan sonra mis gibi süzme mercimek çorbası dağıttılar. Şifa niyetine çorbalarımızı içip Trabzona anacığımın memleketine doğru yola koyulduk.
Ünyede bir şehidimizin ailesini ziyaret ettik 6 aylık bebeciği var.Annem araştırmış bulmuş adresini çok duygulu anlar geçirdik. Hem ağladık hem güldük.



Akşam yemeğine Trabzona vardık. Meşhur Fevzi usta da balık yedik. Söylemesi ayıptır ama Trabzonda yediğim balıkların lezzeti çok çok farklıydı. Çok lezzetliydi.


 Ordan doğruca konaklayacağımız Kayabaşı (yaylakent) yaylasına gittik. Göz gözü görmüyordu ama gittiğimizde hem dışarıda kuzine hem içerideki şömineler yanıyordu. Şöminenin keyfi de bir başka doğrusu


Her taraf sis içinde . Annemler yattı ama ben buranın keyfini çıkarmaya kararlıyım kitabımı aldığıım gibi kuzinenin başına geçip kitabımı okudum. Bir günü böylece bitirmiş oldum . Yorgun ama keyifli. Yarın muhteşem resimler gelecek
KEYİFLE KALIN

Blog'umda en çok görmek istediğiniz konu