11 Haziran 2013 Salı

KUL HAKKI




İNSANÎ BİR SORUMLULUK OLARAK : KUL HAKKI.

Kul hakkı mü'minin vazifelerinden en önemli olanlarındandır. Zira Cenâb-ı Hakk , huzur-u mahşerde her günahı affedebileceğini ancak şirk ve kul hakkını affetmeyeceğini bildiriyor. Bu da kul hakkının ne denli önemli olduğunu bir kez daha vurguluyor.

Kul hakkının en bâriz örneklerini Allah Rasûlünün ve Ashabının ve İslâm büyüklerinin hayatında görebiliyoruz. Şöyle ki :

Ebu Hamdun Kassar, can çekişen bir dostunun yanında bulunuyordu. Adam vefat eder etmez, yanmakta olan lambaya üfleyip söndürdü. Kendisine:
"-Ey Hamdun, bu karanlıkta lambayı niçin söndürdün?" dediler.
O da şu cevâbı verdi:
"-Lamba ve onun içindeki yağ şimdiye kadar vefât eden zâta aitti. Şimdiden sonra ise vârislerinin hakkıdır..."

Ancak günümüzde -malesef- kul hakkına riayet azalmıştır. Halbuki biz, son zamanlarında hasta yatağından kalkıp Ashabına: " Her kimin bende hakkı varsa gelsin alsın!" diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.

Ashabın büyüklerinden üçüncü halîfe Hazret-i Osmân'ın yanlışlıkla kulağını çektiği ve hatâsını anladığında da yanına çağırdığı kölesine:
"-Sen de benim kulağımı çek!" diye kulağını çektirmesi, hattâ kölenin hafif davranması üzerine:
"-Ben daha sert çekmiştim; biraz daha sert çek de beni âhıret vebâlinden kurtar!" demesi, buna mukâbil kölenin de:
"-Ey halîfe! Daha fazla çekersem bu sefer ben size borçlu olurum!" şeklinde cevap vermesi, neticede karşılıklı helâlleşmeleri pek ibretlidir.

Diğer taraftan Fâtih'in yanlışlıkla kolunu kestirdiği hıristiyan mîmâr ile muhâkeme sonunda kendi kolunun da kesilmesi için uzatması, bu fazîlet karşısında da mîmârın kısas şikâyetinden vazgeçip diyet alması da, kul hakkına riâyetin şâheser nümûneleridir.

Ebu Katâde -radiyallahu anh- anlatıyor:
Peygamber -sallâllahu aleyhi ve selleme-namazını kıldırıvermesi için bir adam(ın cenâzesi) getirildi. Ancak -sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz:
"-Onun üzerinde borç var, arkadaşınızın namazını siz kılın!" buyurdu.
Ben:
"-(Borç) benim üzerime olsun, ey Allah'ın Resülü" dedim.
"-Sadâkatle mi ?" dedi.
"-Sadâkatle!" dedim.
Bunun üzerine cenazenin namazını kıldı. (Tirmizi, Cenâiz, 69; Nesâi, Cenâiz, 67)

Büyüklerden misaller daha çoktur fakat bu kadarıyla iktifa ediyoruz. Meselenin özü ve öneminin anlaşıldığını umarak...

-----------------------------------------

HANGİ DURUMLARDA KUL HAKKI OLUR?

Kul haklarına el uzatanın durumunu anlatmak üzere Peygamberimiz şu bilgiyi vermiştir. "Benim ümmetim içinden müflis (yani iflas edip her şeyini kaybetmiş) kişi şudur: Ahirette Allah'ın huzuruna namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerini yerine getirmiş olarak gelmekle birlikte, bu kişi, öyle (günahlarla da) gelir ki, kimine sövüp saymış, kiminin kanını akıtmış, kiminin malını yemiş, kimine iftira etmiştir. İşte bu durumda onun ibadetlerinden elde ettiği sevaplardan alınıp bu hak sahiplerine dağıtılır. Eğer amelleri bu hakları ödemeye yetmezse, bu kişilerin günahlarından alınıp hak yiyenin günahlarına eklenir. Böylece (sevapları elinden gitmiş, günahları daha da artmış bir kişi olarak) kaldırılıp cehenneme atılır."


* İnsan öldürmek
* Yalan söylemek ve hile yapmak
* Gıybet ve iftira etmek
* Hırsızlık yapmak
* Rüşvet alıp - vermek
* Haset etmek
* Bir kimsenin namus ve şerefine sataşmak
* Başkalarıyla alay etmek, ad takmak, onları küçük görmek, sövmek veya kötü söz söylemek
* Kötü zanda bulunmak
* Başkalarının özel hayatlarını araştırmak
* Birisine sövmek veya kötü söz söylemek
* Birisini dövmek ya da yaralamak
* Arkadaşının sırrını açıklamak
* Başkasının çocuğunu ücretsiz çalıştırmak
* Verdiği sözde durmayarak birisini bekletmek
* Borcunu zamanında ödememek
* Birisine istemediği bir sözü söylemek, yani sözle rahatsız etmek
* Birisine istemediği davranışı yapmak, yani onu rahatsız etmek.

Her insanın, en az bir diğer insan kadar yaşama hakkı yanı sıra, eğitim görme, seçme, seçilme, haberleşme, seyahat etme gibi hakları vardır. Toplumsal hayatta dirlik ve düzeni sağlamanın en temel yolu, birbirimizin haklarına saygı göstermektir. Aksi hâlde, toplumda düzensizlik ve kargaşalar oluşur.

Dinimiz, birbirimizin haklarına saygı göstermemizi ister. Başkalarının haklarına zarar veren her türlü kötü davranışı da yasaklar. Kul haklarının başında insanın yaşama hakkı gelir. Bu sebeple, insan öldürmek büyük günah sayılmıştır. Yüce Allah, Kur'an'da, "... Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur..." (Maide 32) buyruğuyla, başkalarının yaşama hakkına zarar vermemeyi emreder. Yine bir ayette şöyle buyrulur: "Kim bir mümini kasıtlı olarak öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir." (Nisa 93)


BEZM-İ CİHAN FACE BOOK SAYFASINDAN ALINTIDIR.RABBİM KENDİLERİNDEN RAZI OLSUN.MÜSADE ALIP YAYINLADIM.KONUNUN EHEMMİYETİNE BİNAEN

4 yorum:

  1. Rabbim bizleri doğru yolundan ayırmasın..Bilmeden de olsa ne kadar çok kul hakkına giriyoruz:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AMİN CANIM
      GERÇEKTENDE ÖYLE
      RABBİM MUHAFAZA BUYURSUN

      Sil
  2. Bu hassasiyeti keşke hepimiz hayatımızın merkezine koyabilsek. Cennet gibi bir dünya olurdu herhalde. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. üffff bunlara uysalar amma değişir dünya ya.
    :)

    YanıtlaSil

Blog'umda en çok görmek istediğiniz konu