27 Ocak 2013 Pazar

HAFTANIN ESMA-ÜL HÜSNA'SI







Melik : Herşeyin hakimi, bütün kâinatın hükümdarı.
Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Hak melik olan Allah pek Yücedir, O'ndan başka İlah yoktur; Kerim olan Arş'ın Rabbidir." (Mü'minûn, 116)

Melik ismi, gerçek anlamda her yönüyle yalnız Allah içindir. Bu sıfat, Allah'ın diğer bütün kemâl sıfatlarının var olmasını zorunlu kılar.

Melik ya da malik olma, malik olunan şey üzerinde istenildiği biçimde tasarrufta bulunmayı gerektirir.

Bütün kainat Allah'ın mülküdür ve Allah mülkünde dilediği gibi tasarruf sahibidir.

İnsan yeryüzünde halife olduğu için, kendisine yeryüzü mülkü üzerinde izafi bir meliklik yetkisi tanınmıştır.

Herkesin belli bir tasarruf sahası vardır. Fakat bu tasarruf, hiç bir zaman mutlak değil, sınırlı ve Allah'ın tanıdığı alanda sadece bir emanettir.


Allah Teâlâ için insanların meliki denirken, O'nun insanlar üzerinde mutlak tasarruf sahibi olduğu anlatılmak istenir. Fakat şirk koşan insanlar, Allah'ın melikliğini yeryüzünde ve dolayısıyla insanlar üzerinde tasarruf sahibi olmak ve yeryüzündeki servetleri, yani mülkü diledikleri gibi kullanmak için gasbetmeğe çalışırlar.

Tenbih : Kulun mutlak melik olması hiç düşünelemez. Çünkü onun her şeyden müstağni olduğu söylenemez. Allah'tan başkasına ihtiyacı olmasa bile, mutlaka daima Allah'a muhtaçtır.

Kullardan gerçek Melik o kişidir ki; Allah'tan başka kimsesi olmaz. Allah'tan gayri her şeyden alakasını keser, bununla beraber asker ve halkının kendisine itaat ettiği boyun eğdiği ülkeye sahip olur. Nasıl mı? Şöyle: Çünkü onun öz ülkesi kalbi ve kalıbıdır. Askerleri ise, gazabı, şehveti, hava hevesidir. Halkı ise: dili, gözleri elleri ve sair azalarıdır. O, bütün bunlara hakim olup da kendisine boyun eğdirirse, işte kendi iç dünyasında sultanlık derecesine yükselmiş demektir. Bir de buna insanlara karşı olan ihtiyaçsızlığı hususu da eklenirse işte yeryüzünün sultanı olmuş demektir.



"Yâ Mâlik" Bir kimse sabah namazından sonra bunu okumaya devam ederse o kimse dünyalık ve ahiretlik olarak riyasetten emin olur. Halkın gözünde hürmetli ve heybetli olur.

Hz.Hızır aleyhisselamdan nakledildiğine göre bir kimse bir hastanın hatırını sormaya gittiğinde şifa niyetine

112 kere "Allahümme ente'l-melikü'l-hakku'llezi lâ ilâhe illâ ente yâ Allah ve Selâmü ya Kâfi"

3 kere de "Yâ Şifae'l Kulûb" dese o hastanın hastalığı Allah'ın izniyle sıhhate dönüşür. (4)

YA ALLAH-YA RAHMAN -YA RAHİM-YA MELİK
BU GÜN DÖRDÜNCÜ ESMA'MIZ EZBERLEMEYİ UNUTMAYIN OLUR MU?

HEPİNİZİN HAYIRLI BİR HAFTA GEÇİRMENİZİ                                    TEMENNİ EDERİM.SAĞLICAKLA KALIN

5 yorum:

  1. Teşekkürler seyyahım çok güzel bir misyon edindin Allah razı olsun:))sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Es selamüaleyküm ablacigim.Yine cok güzel bir paylasimin olmus.Hepimiz sayende birseyler ögreniyoruz.RABBIM razi olsun insALLAH.Dua eder,dua beklerim.RABBIME emanet ol.Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  3. Günaydın Seyyahım, ben gerçekten teşekkür ediyorum bazı konularda eksikliğimi gideriyorum ve bundan son derece memnunum. Allahcc razı olsun verdiğin bilgi için. Selam ve dualarımla, sende dualarından eksik etme nacizane beni..

    YanıtlaSil
  4. Canım Allah razı olsun paylaşımın için:)

    YanıtlaSil
  5. sana da iyi haftalaaar.
    :)

    YanıtlaSil

Blog'umda en çok görmek istediğiniz konu