28 Aralık 2013 Cumartesi

SEYYAH'TAN HABERLER



Aslina bakarsanız bu gün ne yazacağımı çokda bilmiyorum. Yazacak seyler çok ama bu gün duygularım baska türlü yoğunlaştı

Yukarıdaki koltuk ve puf teyzemin evinden bir köşe. Evrak almak için gitmistim. Birden görünce çok duygulandim. Hatta ing e bile sahibini bekleyen koltuk diye koydum.

Her yerden yasanmislik taşıyor.  Sehpsnin uzerinde kurumuş yapraklar eski resimler.

Bu yazıyı teyzem hastaneden çıkınca yazarım diyordum ama malesef teyzem hala hastanede.  Bu gün istanbul dan oğlu geldiği icin ana ogulu baş başa biraktim  ve soluğu anacigimda aldim.

3 gündür teyzemin hastaliginin adini koymaya çalışıyorlar ama bir türlü koyamiyorlar. En son pazartesi icin belli olacak dediler bakalm bekliyoruz. İnşallah belli olur bende istanbul a gönül rahatkigi ile dönerim. Pazar gununden beri ankaradayim.


Hastane hakkında soylemek istediğim cok sey var ama henüz teyzem hastanede oldugu için bu hakkimi saklı tutuyorum.
Gelelim bu gün esas yazmak istediğim konuya.

Son iki yayınımda bana yorum gönderen arkadaslarima cok tesekkur ediyorum. Hastanede oldugum için teker teker cevap yazamadım.  Telefondan ise yorucu oluyor.

Hiç beklemedigim arkadaslardan yorumkar geli.muhakkak yorum yazarlar beni birakmazlar dediğim arkadaşlarımın ise sesi soluğu çıkmadı.

Ben hastalık konusunda çok hassas oluyorum. Onun için biraz duygusallastim galiba

Yinede Hepinizden Allah razı olsun
Hayirli aksamlar

26 Aralık 2013 Perşembe

ADI KONSA BİR TÜRLÜ KONMASA BİR TÜRLÜ


Dün yaşadığım sıkıntıdan biraz bahs ettim size. Belirsizlik kadar zor bir sey yoktur hayatta diyordum ama bir o kadar belirlenmesi ve insanın bunu kabullenmeside çok zor oluyormuş.

Dün aksam Odamıza gelen doktorlarimizdan bir tanesi teyze gözün aydın her halde bir seyler bulduk kanda miyalom tarzı bir şey. Doktorun bunu söylemesi ile benim telefonumdan internete girip bakmam arasında çok kısa bir zaman gecti. Bazen teknolojiyle bu kadar haşır neşir olmakda iyimi bilmiyorum.
.
Kendimi odanın dışına zor attım. Gözüm den akan yaslara hakim olamiyorum. O sirada doktorda dışarı çıktı hayırdır ne var
Dedim siz miyalom dediniz bunun karşılığı bir çeşit kanser.
Önce bir şaşırdı nerden çıkardın dedi.  Bende hemen telefonumdan baktım deyince tam olarak kanser olmadığını nadir görülen bir çeşit kan hastaligi oldugunu söyledi.
Kanser degil ama amcasının kızı ne farkederki. Bu arada sevgili doktorumuz arkadaşlarım bana patavatsiz derler diye bit dip bilgi de verdi.  Gulermisin aglarmisin.

Bir yandan güçlü olmam lazım.bir yandan bu haberi hem anneme hem teyzemin oğluna vermem lazım.
Dün geceyi nasıl yaşadığımı tahmin edersiniz her halde.

Bütün bunların yanında bu gün yaşadıklarmız ise ayrı bir kabus.onuda her halde akşam yazarım.

Şimdilik Bayındır hastanesinden haberler bu kadar. Bu yazı dizisinin devamı gelecek.

Hayırlı akşamlar

25 Aralık 2013 Çarşamba

DERT VERIP DERMAN ARATMA YARAPPİ


                             ÇARESIZLIK


Uzun zamandır çok istememe rağmen aranızda olamadım. Bir takim sebeblerden yogunluktan önce yogun kermes çalışması ardından İzmir seyahatim ardından uzun süren bir hastalık dönemim derken son nokta teyzemin hastalığı oldu.

Zannediyorum hayatta çaresizlik kadar zor bir sey yok. Pazar günü muhteşem bir kına ya gittim. Belkide şimdiye kadar gittiğim kına ların en guzeliydi lakin annemden gelen ani bir telefonla kendimi Ankara yollarında buldum.

Yaklaşık 3 ay önce teyzem L2 kemiğinin kırılması üzerine ameliyat geçirdi. Mikroenjeksiyon teknigi ile orayı doldurdular. Ama daha ameliyatın uzerinden 10 gun gecmeden iki kemiğin daha kırıldığı anlaşıldı. Tekrar bir operasyon. Bir ay sonra yeni bir kemik ve bu süreçte cekilen ağrıların izdirabin haddi hesabı yok.

O gunden bu güne gelinen sonuç use T12 kemiginin de kırılmış olması. Doktorlar in ıse çaresiz kalmaları. Böyle sey görmemişler yani ikinci kemigin kırılması üç yada dört seneyi bulurmus. Bizimki ise domino etkisi gibi arka arkaya gidiyor.

Teyzem gözümün önünde acı cekiyor yatamiyor kalkamiyor ve onca ilaç yuklemesine ragmen fayda etmiyor.

Hep derler ya dert verip derman aratma yarap diye her halde bunun için demişler.


Durum bundan ibaret arkadaş lar dualarinizi bekliyorum. Ilk defa yorumlarinizla beni yanliz birakmamanizida diliyorum.

Ankaradan saygı ve sevgilerimle


12 Aralık 2013 Perşembe

SEYYAH'TAN ORTAYA KARIŞIK (İZMİR,KİTAPLAR,VS VS)


İZMİR  SEYAHATİ


ASLINA BAKARSANIZ İZMİR BENİ BİRAZ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI.SAKIN İZMİRLİLER BANA KIZMASIN KEMERALTI,  SAAT KULESİ BAŞKADA ÇOK GEZECEK YER YOK.25 SENEÖNCE GİTMİŞTİM NEREDEYSE DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY YOK.
AMA HAVAALANINI ÇOK BEĞENDİM. ÖZELLİK LE BU BOTONİK BAHÇEYİ.



AZ KALSIN UNUTUYORDUM BU ARADA BALÇOVADA LAVANTA HOBİ EVİNİN SAHİBİ ÇİĞDEM HANIMLA TANIŞMA FIRSATIM OLDU.KENDİSİNİ FACE DEN TAKİP EDİYORDUM ZİYARETİNE GİTTİM.ÇOK TATLI ,GÜLER YÜZLÜ ÇİĞDEM HANIM .MEKANDA BİR O KADAR GÜZEL VE FERAH. İZMİR BALÇOVA'DA OLUP DA HALA GİTMEYEN VARSA BENCE BU GÜZEL HOBİ EVİNE GİTSİNLER MUHAKKAK



YALNIZ HEYECANDAN MEKANIN RESİMLERİNİ ÇEKMEYİ UNUTMUŞUM .BU KADARI İLE İDARE EDİN ARTIK . İKİ ARKADAŞ GÜZEL BİR EKİP OLUŞTURMUŞLAR
BİRİ HARDENGER USTASI DİĞERİ  PATCHWORK. BEN Mİ? BEN İKİSİNİ DE ÇOK SEVİYORUM. 


KİTAPLAR

BU ARA  KİTAP YÖNÜNDEN ZENGİN BİR DÖNEM GEÇİRİYORUM. BİRİ BİTİYOR BİRİ BAŞLIYOR YENİ ALINANLAR  VE DERS KİTAPLARIM.


ÖNCELİKLE BİTEN KİTAPLARDAN BAŞLAYAYIM..
Aşkın Secdesi 

"Sevgiliyle vuslatı göklerde arama! 
Bilirsen, alnını koyduğun yerdedir O..."
İrfani bir anlatımla yine tarih, insan, kutsal ve edebiyat iç içe...

Yüz binlerce okurun gönüllerinde taht kuran seri, üçlemenin son romanıyla Hüseynî aşkın şahitlerini Kerbelâdaki büyük buluşmaya çağırıyor. 

Yanıyor ve koşuyordu Hüseyine doğru.
Kırk günün, kırk yılın değil asırların hasret abidesiydi o. 
Bir yanında Dedesi vardı; Dedelerin En Güzeli...
Bir yanı Kevserdi; Anneler Annesi...




Nice yollardan Şehitler Sultanının başucuna değin gelmişken sonunda beli mi kırılmıştı? Hüseyinin kabrini izlerken iki büklümdü gayrı. Kırk gündür saraylar, ordular titreten azamet dolu kadın gitmiş. Tüm hüznünü en nazlısıyla paylaşmak isteyen mahzun bir nefes gelivermişti. 

"Ey Babam Oğlu, dinle beni!.." diyordu: "Âhıma yol verip ağlasaydım; gökten yağmur misali yıldız inerdi. Yusufa zindan kuyular gözyaşlarımla dolardı. Ama mazlum gönüller titremesin diye bir dem bile ağlamadım Can Hüseyin...

...Ey Dedem Oğlu, Rahmet Evinin Gülü!.. Düldülden inip Buraka binen sen değil misin? Bilsem ki, sen ölüsün; billahi düşmem derdine. Neredesin gözlerin nûr vesilesi, nerede?.."

Ölüdür her insan; tâ ki kendinden doğana değin... 

(Tanıtım Bülteninden)
EŞ ZAMANLI OLARAK BİTEN KİTABIM.
BUNLAR BENİM ÇEREZLİK DEDİĞİM KİTAPLAR. FESTİGAN İSE  SABUN KÖPÜĞÜ DİYOR . ASLINA BAKARSANIZ BU DAHA ÇOK UYUYOR.OKUDUĞUNUZ AN KEYİF VEREN SONRA GERİYE BİR ŞEY KALMAYAN




En iyi intikam yaşamaktır...

yaşamlarında yeni bir dönemece giren, üç nesilden üç farklı kadının, duygu kokan hikâyeleri...

Kaderin size gülmediğini düşünüyorsanız, birilerinden yardım beklemek yerine iç sesinizi dinlemenin vakti gelmiş demektir. Bu konuda hâlâ şüpheleriniz varsa, her şeyi geride bırakıp uzun bir yolculuğa çıkan üç nesilden üç farklı kadının ilham veren hikâyelerine kulak verin.

Çiçeklerimi Rüzgâra Verdim, gönüllerde özel bir yeri olan ilk aşkları, tebessümle hatırlanan ilişkileri ve gençliğin saflığa bürünmüş heyecanlarını, kısaca hayatın desenini yüreklere işleyen bir roman.

En iyi intikam yaşamaktır...

"Yıllardır çoksatanlar listelerinden inmeyen Debbie Macomber, seriye yüreklerinizi ısıtacak bir kitap daha ekliyor."
-Publishers Weekly-

"Harika karakterlerden oluşan Çiçeklerimi Rüzgâra Verdim kitabının sonunu tahmin ettiğinizi sanabilirsiniz. Fakat romanı bitirdiğinizde yanıldığınızı göreceksiniz. Macomber işini biliyor, 
her zamanki gibi."
-Woman's Day-

"Çiçeklerimi Rüzgâra Verdim, sorularına cevap arayan üç kadının muhteşem hikâyesi. Macomber'dan beklediğimiz mizah ve romantizm bu kitapta oldukça baskın, hem de ilginç bir yolculuk eşliğinde..."
-Lesa's Book Critiques-

(Tanıtım Bülteninden)

                                                 GELELİM YENİ ALINANLARA



 TARİH BOYUNCA BİR SÜRÜ SİYER KİTABI YAZILMIŞ. 

(Hz. Muhammed (s.a.s)'in hayat hikâyesi:
"Siyer", Arapça "sîre" sözcüğünün çoğulu olup Peygamber (s.a.s)'in hayatını (hal tercümesini) anlatmak için kullanılır. )
717 DEN 2013 YILINA GELENE KADAR YAZILAN SİYER KİTAPLARINDAN DÖRT TANESİ DÜNYACA EN İYİ SİYER KİTABI OLARAK KABUL EDİLMİŞ.
1-İBNİHİŞAM
2-DIMEŞKİ
3-HALEBİ
4-MARTİN LİNGS


Hz. Muhammed'in Hayatı çağdaş bir 'siret'tir. Çağdaş müslüman yazarın taşıması gereken sorumluluk bilinciyle kaleme alınan bu değerli eser, köklü bir araştımanın ürünü olması yanısıra, yazarının bir 'edib' oluşuyla kazandığı ayırıcı bir niteliğe sahiptir. Esere hakim olan üslup bir taraftan konusunun gerektirdiği yoğunluğu rahatça sürdürebilmektedir. Kitabın anlatım biçimiyle kazandığı bu edebi değer, Arapça ilk kaynakları esas almasıyla kazandığı ilmi değerle birleşince kendisini emsallerinden ayıran temel nitelik, iddialı bir tarzda ortaya çıkmaktadır. İngiliz asıllı müslüman yazar Martin Lings (Ebubekir Siraceddin) üç yılını verdiği bu değerli araştırmasıyla, 'siyer' bilimiyle uğraşan ciddi çevrelerin haklı takdirlerine mazhar olmuş ve eseri 'Siret Ödülü'ne layık görülmüştür. (Arka Kapak) 

BEN DÖRDÜNCÜSÜNDEN BAŞLADIM.BU KİTAPLA İLGİLİDAHA SONRA TEKRAR BİLGİLER VERECEĞİM İNŞALLAH.



DAN BROWN KİTAPLARINA CEHENNEM İLE BAŞLAMIŞTIM. NİHAYET BU MEŞHUR KİTABI ALMA FIRSATIM DA OLDU. İZMİR HAVAALANI HATIRASI
BİR KİTAP VE KOLLEKSİYONUMA GİRECEK OLAN BİR AYRAÇ.




VE BUDA BU ARALAR HAŞIR NEŞİR OLDUĞUM  DERS KİTABIM.BU SENE  İLMİ ÇALIŞMALARA AĞIRLIK VERMEK İSTİYORUM.ASLINDA  HER SENE İSTİYORDUM DA KERMESLER ÇOK VAKTİMİ ALIYORDU.BU SENE ÖNCELİĞİ DERSLERİME VERDİM.
KERMES İŞLERİNİ BIRAKTIMMI?
TABİKİ HAYIR ONLARDA FUL  DEVAM EDİYOR. ANLAYACAĞINIZ ÇOK ÇALIŞMAM ÇOK OKUMAM  ÇOK ANLATMAM  LAZIM .ÇOOOOOK ÇOOOOOOK

BUDA EPEY UZUN BİR YAZI OLDU ARTIK KUSURUMA BAKMAYIN.YAZMADIĞIM  GÜNLERİN ACISINI ÇIKARTMIŞ OLDUM.
GÖRÜŞMEK ÜZERE SAĞLIK VE AFİYETLE KALIN

7 Aralık 2013 Cumartesi

HANIMLARINIZLA GÜZEL GEÇİNIN



Erkek, yediği yemekten hanımına da yedirmeli, giydiğinden ona da giydirmelir. Onu terk etmemeli, onu dövmemeli, Allâhü Teâlâ kendisine çok rızık verdiği zaman, hanımının nafakasını bol vermelidir. Resûlullah’ın (s.a.v.) tavsiyesine uyarak, hanımı ile iyi geçinip, kadınları yumuşaklıkla idare etmelidir.

Büyük zatlardan biri, hanımının kötü ahlâk ve huylarına sabrederdi. Sebebi sorulduğunda, ‘Onu bırakırsam, eziyetine sabredemeyen birisi ile evlenmesinden korkuyorum,’ derdi.


Erkek, hanımına değil kendine sû-i zan edip: ‘Ben iyi olsaydım, bu kadın da iyi olurdu’ demelidir. Hanımının iyiliğini ve iffetini, Allâhü Teâlâ’nın şükrü ödenemeyen bir nimeti olarak görür. Hanımı kötü davranışlarda bulunsa da, en çok sevdiği kişinin o olduğunu hissettirecek şekilde davranır.

Hanımı fahiş bir günah işlemedikçe, bazı kusurlarını görmezlikten gelir. İnsanlar arasında onun kusurlarını yüzüne vurmaz. Onunla hep iyi geçinir. Onunla günah olmayan oyunlar oynar ve şakalar yapar.

Resûlullah (s.a.v.) hanımları ile çok iyi geçinir, onlara güzel şakalar yapardı. Peygamberimiz (s.a.v.) bu hususta herkesten ileride idi. Erkeğin hanımı ile oynaması, dinde yasak edilen, batıl, boş oyun ve eğlencelerden değildir. Bilakis bu, haktır ve dinin emridir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hanımı Âişe (r.anhâ) validemiz ile yarıştılar. İlkinde Hz. Aişe onu geçmişti. Başka bir zaman tekrar yarış yaptılar. Bu defa Resûlullah (s.a.v.) Âişe’yi (r. anhâ) geçti. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) “Ey Âişe! Bu daha önceki yarışın karşılığıdır.” buyurdu.   (Şir’atü’l-İslam, Fazilet Neşriyat)


Bu gün halacigim beni aradı ve benden bir ricasi oldugunu söyledi.  Bu yazıyı takvimde okumus benimde onu facemde blogumda yayinlamami istedi.
Bende onun ricasi üzerine bunu yayinliyorum





3 Aralık 2013 Salı

YARIN SAFER AYININ BİRİNCİ GÜNÜ




 


Safer ayının ilk ve son çarşamba günü, öğlen ve ikindi namazı arasında kılınacak namazdır;
1 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 11 İhlâs Sûresi
2 Rekât : Fatiha'dan Sonda; 11 İhlâs Sûresi
Bu namazdan sonra 100 kere "Yâ dâfia'l-belâyâ, idfâ anna'l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü'r-Râhimin, inneke alâ külli şey'in kadir" okunmalı ve dua edilmelidir.


Yine Korunmak için;
Ayet-el Kûrsi:
Evden çıkarken ve eve girerken Ayet-el Kûrsi okunmalıdır: Evden çıkarken okuyan her işinde muvaffak olur ve hayırlı işleri başarır. Evine gelince okursan iki Ayet-el Kûrsi arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin önlenir. Bir kimse evinden çıkarken Ayet-el Kûrsi'yi okursa, Hakk Teâlâ yetmiş Meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiğfar ederler.
Evden çıkarken üç kere: "BİSMİLLAHİ HASBİYALLAHİ LAİLAHE İLLA HÛ ALEYHİ TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBİL ARŞİL AZİYM" söylenmelidir.
Safer ayında her gün mutlaka 100 kere "LA HÂVLE VELÂ KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİYM" denilmelidir. Günde 100 kere söyleyenden, en hafifi fakirlik olmak üzere 70 çeşit bela, musibet kaldırılır.
Ayrıca yine safer ayında (ve her zaman) her gün mutlaka günde 100 kere salâvat getirmek lazımdır. salâvat çok bela ve musibetleri çevirir, dünya ve Ahirette kurtuluşuna sebep olur. En EFDÂL Salâvat'ı Şerife: "ELLAHÜMME sâlli âla seyyidina Muhammedin ve ve âla âlihi ve sahbihi efdâle salevatike ve adade me'lumatike ve bârik ve sellim"

BU ARADA ÖNEMLİ BİR NOKTAYA DEĞİNMEK İSTİYORUM BU AY UĞURSUZ YADA BELA AYI DEĞİLDİR.SADECE BİRAZ DAHA ÖNEM GÖSTERMEMİZ GEREKEN BİR AYDIR.


(ALLAH'ım, Seni Çok Seviyoruz) BİR KISIM BİLGİLER BURADAN ALINMIŞTIR.
HAYIRLI GECELER DİLERİM


27 Kasım 2013 Çarşamba

BİTEN YENİ KİTABIM VE BAŞLAYAN KURSLARIM

KIR ÇİÇEĞİ TEPESİ


Bazen kader, hayatımızdaki kişilerle sınar bizi.
Ki hayaller bu sınavı geçmek için yeterli değildir...

1929 yılında Glasgow'da yaşayan genç, güzel Beattie'nin büyük hayalleri vardır, ta ki evli sevgilisi Henry'den hamile kalana kadar... Çocuğunu evlatlık vermek üzere dünyaya getirmeden hemen önce Henry karısını terk edip Beattie ile birlikte Londra'ya kaçmaya karar verir. Orada kendilerine yeni bir hayat kuracaklardır. 

Tam seksen sene sonra kader, Beattie'nin torunu Emma'ya oyununu oynayacaktır. Ünlü bir balerin olan Emma, geçirdiği sakatlık nedeniyle kariyerinden vazgeçerek aile bağlarının olduğu Avustralya'ya dönmek zorunda kalır. Büyükannesinden ona kalan çiftliğe vardığında, tek amacı oradaki eşyaları düzenlemektir. Ancak dört bir tarafı sararmış fotoğraflar ve eski mektuplarla çevrili olan Emma, geçmişin tozlu sayfalarında kalan bir aile sırrını çözmeye çalışırken bulur kendini. Emma attığı her adımda büyükannesiyle kaderlerinin nasıl da bir örüldüğünü keşfedecektir. 

Kır Çiçeği Tepesi, yalnızca iki kadının hikâyesini barındıran yürek burkan bir roman değil, ayrıca insanın elindeki gücü ve bu gücü keşfettiğinde neler yapabileceğini ortaya koyan bir başyapıt.

"Romanın gücü, Freeman'ın oluşturduğu karakterlerin yanı sıra aşk, nefret ve utancı nasıl işlediğine de dayanıyor. Hem Beattie hem Emma kendilerini yeni bir hayata başlarken buluyor. Okuyucuları kâh neşelendiren kâh üzen de bu kadınların hikâyesidir."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

SEYYAHIN DÜŞÜNCELERİNE GELİNCE ;
BU TARZ KİTAPLAR DAHA ÖNCEDE DEDİĞİM GİBİ BENİM ÇEREZ DİYE TABİR ETTİĞİM BİR SOLUKTA OKUNACAK KİTAPLAR.BAŞLIYORSUNUZ BİRDE BAKIYORSUNUZKİ BİTİYOR.BUDA AYNEN ÖYLE OLDU
ÇOK KEYİFLE OKUDUM.KAFA DAĞITMAK İSTİYORSANIZ GÜZEL BİR HİKAYE.

                      ARAPÇA KURSU


BU SENE HEDEFLEDİĞİM İKİ KURSADA GİDEMEDİM DİYE ÇOK ÜZÜLÜYORDUM AMA RABBİM AYRI PROGRAM YAPMIŞ BENİM İÇİN.BU HAFTA 2 YAN SOKAĞIMDA BİR DERNEKTE ARAPÇA KURSUNUN OLDUĞUNU DUYUNCA SOLUĞU ORDA ALDIM


HOCAMIZ SURİYELİ İKİ FAKÜLTE BİTİRMİŞ KENDİSİ HEM ÖĞRETMEN HEMDE AVUKAT.TEK KELİME TÜRKÇE KONUŞMUYOR.İŞİÖİZ ZOR ANLAYACAĞINIZ.ÇOK ÇALIŞMAM GEREKİYOR.BU UZUN ZAMANDIR İSTEDİĞİM BİR ŞEYDİ.SALI GÜNLERİM ARTIK ARAPÇA İLE DOLDU.

PERŞEMBE GÜNLERİDE AHMET BUHARİ TEKKESİNDE OSMANLI TARİHİ VE SİYER DERSİNE BAŞLADIM.
BU MEKAN HAKKINDAKİ GÖRSELLERİ SİZLERLE DAHA SONRA PAYLAŞACAĞIM.
BU SENE BİRAZ İLMİ ÇALIŞMALARA AĞIRLIK VERMİŞ OLDUM ANLAYCAĞINIZ.
KERMES İŞLERİNİ İSE HAFİFLETTİM.SADECE PAZARTESİ ÖĞLEDEN SONRALARINA RANDEVÜ VERİYORUM.AMA TELEFONLARIM 24 SAAT AÇIK. İŞTE SEYYAH'IN BU SENEKİ KISA VE AZ PROGRAMI BÖYLE DOSTLARIM.

AYRICA YILBAŞINA KADAR BİRAZ FAZLACA KİTAP OKUMAM LAZIM ZİRA YILLIK HEDEFİMİ TUTTURMAM İÇİN 7 KİTAP DAHA OKUMAM LAZIM.2Sİ BAŞLI VE YARIM BU GÜN YARIN ONLARDA BİTER.
ANLAYACAĞINIZ DOSTLARIM ÇOK ÇALIŞMAM LAZIM ÇOOK ÇOOOOOOK
HADİ BEN KAÇAR.DAHA OKUNACAK KİTAPLARIM  VAR SİZE HAYIRLI GECELER TATLI RÜYALAR

24 Kasım 2013 Pazar

BİR KİTAP DAHA EKSİLDİ LİSTEDEN

BEYOĞLU'NUN EN GÜZEL ABİSİ


Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. 

Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... 

Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."


SEYYAH'IN DÜŞÜNCELERİNE GELİNCE;

YİNE TİPİK AKICI SON SAYFASINA KADAR KATİLİ BULAMADIĞINIZ EN SONUNDA  DA HİÇ TAHMİN ETMEDİĞİNİZ BİRİ ÇIKAN BİR ROMAN
AMA NEDENSE BE SEFER TAM KEYİF ALAMADIM.BİR YAZARIN BİR KAÇ KİTABINI OKUDUĞUNUZ ZAMAN BAZEN HEP ONUN EN İYİSİ İLE KARŞILAŞTIRIYORSUNUZ DİĞERLERİNİ DE. 
BENİM EN BEĞENDİĞİM KİTAP İSTANBUL HATIRASI OLMUŞTU.
+18 KESİNLİKLE HİÇ OLMADIĞI KADAR ARGO VAR,BUNU BAZI ANNELER ÖZELLİKLE SORDUĞU İÇİN BELİRTİYORUM.BAYA KÜFÜR DAĞARCIĞIM GELİŞTİ :(
BUNLAR TAMAMEN BENİM ŞAHSİ FİKİRLERİM.
HEPİNİZE HAYIRLI SABAHLAR

az kalsın unutuyordum


bu iki kitapdan birine sahip olmak istiyorsanız lütfen KİTAPLARIM VE BEN bloguna ugrayıp çekilişe katılın

22 Kasım 2013 Cuma

GÜLERMİYİZ AĞLARMIYIZ







NERDEEEEEEN NEREYE
Bir varmiiis bir yokmus..evvel zaman icinde,kalbur saman icinde, dünya denilen yerde yasayan bircok insanlar varmis...bu insanlar mutluluk ve ahenk icinde yasaaaar giderlermis..hep muhabbet ederler,arabalari bile olmadigindan,trenle otobusle hatta yuruyerek birbirlerini ziyaret ederlermis.....boyle saadet icerisinde yasayip giderlerken, bir gun evlerinin kapisina bir canavar gelmis..adi TELEVIZYONmus...insanlarin kimisi hemen eve alirken, bazilari almamak icin direnmis.ama onlarda sonra dayanamamis ve iceri almisss...televizyon canavari iceri girmis ama, girincede hicbir yeri begenmemis..《ben en bas koseyi isterim》demis...insanlar caresizce onu, en bas koseye oturtmuslar..kucucuk,sisman, cirkin olan televizyon canavari ; zamanla buyumus, guzellesmis, birde kilo verip incelince, insanlar cok daha fazla sevmisler...hatta onceden duvarlarinda asili olan ayetleri bile, canavarimiza ayip olmasin diye hepsini cikartmislar yada ustunu ortmusler...o evlerde, televizyon canavarinin rahati cok iyi olunca akrabalarindan olan TELEFON canavarini cagirmis...telefon canavari gelmis....insanlar yine once istememis, ama sonra onuda evlerine almis...hatta telefon canavarini o kadar cok sevmislerkiiii, cantalarina, ceplerine, hatta yastiklarinin altina koymuslar...(herseyin hormonsuzunu, tazesini, iyisini alamak icin calisirken, telefon canavari beyinlerindeki hucreleri bile yemisss....ama ses cikarmamislar)...derkeeeeeen telefon canavari buyumus, guzelllesmis, serpilmis...ve TANGO WHATSAPP gibi tatlimi tatli bebek canavarlari olmusss... insanlar bunlari dahada cok sevmisler...(hatta bu bebekleri yapamayan telefonlarini atmislar....insanlar artik birbirine 'selamun aleykum' yerine (sa) demisss.birbirlerini opmek icin () ...kizdiklarini ifade icin ()...sevdiklerini ifade icin ()...sasirdiklarini ifade icinde gozlerini portleterek () isaretini gondermis...
Artik insanlar birbirini goremez, hatta sesini bile duyamaz olmus...herkes cok uzgunmus ama yinede vaz geçmemiş.

BU GÜN HEM WHATSUP HEMDE FACEBOOK TA BU MESAJI GÖNDEREN ARKADAŞLARIM OLDU.ASLINA BAKARSANIZ DOĞRULUK PAYI ÇOK FAZLA
GİT GİDE DAHA BAĞIMLI HALA GELİYORUZ.BAŞTA KENDİM.
CEP TELEFONSUZ GÜN GEÇİREMİYORUM HATTA BÜTÜN ŞAFTIM KAYIYOR,ESKİDEN ÇOK FAZLA TELEFON NUMARALARI HAFIZAMDAYKEN ŞİMDİ ON TANEYİ GEÇMİYOR.
DAHA BUNUN GİBİ BİR SÜRÜ ŞEY.SİZDE DUYGULARINIZI YAZARMISINIZ BU KONUDA YALNIZMIYIM YOKSA ÇOK FAZLAMI ABARTIYORUM?

                HAYIRLI SABAHLAR

19 Kasım 2013 Salı

SEYYAH VE ANNESİ MARMARAY'DA

    MARMARAY'IN AÇILIŞINI YAPTIK


ALEMDİR BENİ ANACIĞIM.GEÇEN SENE NE YAPTIM NE ETTİM İSE BİR TÜRLÜ İSTANBUL'A GETİREMEDİM.HALBUKİ HER SENE NİSANIN İLK HAFTASI GELİR BİRLİKDE EMİRGANDA LALELERİN ARASINDA KAHVALTI YAPARDIK.AMA BU SENE NE YAPTIYSAM İKNA EDEMEDİM. TAAAAKİ MARMARAY AÇILANA KADAR.DUYAR DUYMAZ BEN GELİP GEÇECEĞİM DEDİ.
HAY HAY ANACIĞIM BUYUR BAŞIMIN  ÜSTÜNDE YERİN VAR.HER NEYSE LAFI DAHA FAZLA UZATMAYAYIM BU GÜN ANNEM MURADINA ERDİ.KEYFİNE DİYECEK YOK.KAZLIÇEŞME'YEGİTTİK VE GERİ DÖNDÜK.HADİ DEDİM ANACIĞIM BİDE VAPURLA KARŞIYA GEÇİP BALIK EKMEK YİYELİM TAM OLSUN.BİRAZ MIRIN KIRIN ETSEDE KABUL ETTİ.


ASLINDA GEZMEYİ ÇOK SEVİYOR AMA AYAKLARI RAHATSIZ OLDUĞU İÇİN BİRAZ ZOR HAREKET EDİYOR.ATTIK KENDİMİZİ EMİNÖNÜ VAPURUNA SÖZDE BALIK EKMEK YİYECEĞİZ.


TAM KIYIYA YANAŞTIK Bİ DE NE GÖREYİM BALIK EKMEKÇİLER BENİM BIRAKTIĞIM YERDE DURMUYORLAR.CANIM SIKILDI.ANNEME SEN İNME ANNE BEN İNER İKİMİZİN YERİNEDE BASAR TEKRAR BİNERİM DEDİM.VE TEKRAR GERİSİN GERİ DÖNDÜK.SONRADAN ÖĞRENDİMKİ BİZİM BALIKÇILAR İLERİYE TAŞINMIŞLAR.NEYSE ZATEN ANACIĞIM ORAYA KADAR YÜRÜYEMEZDİ.
EEE KARNIMIZ AÇ NE YAPALIM. ÜSKÜDARDA TRENDY CAFE VAR




             MANZARASI MUHTEŞEM.LEZZETLERİDE BİR O KADAR MUHTEŞEM


OTURDUĞUMUZ YERDEKİ SAKSILARDA MİNİK GÜLLER VAR ÖYLE TATLI DURUYORLARKİ


NASIL?HAKSIZMIYIM. MANZARA ÇOK GÜZEL DEĞİLMİ.ALABİLDİĞİNE SEYRET


ANACIĞIMLA YEMEKLERİMİZİ YEDİK GÜNEŞİN BATIŞINIDA SEYRETTİK .OH İÇİM RAHAT NE ZAMANDIR GEZDİRMEK İSTİYORDUM ANACIĞIMI.AH BİRDE RAHAT YÜRÜSE DAHA NERELERE GÖTÜRECEĞİM ONU AMA .NE YAPALIM. BU KADARINADA ŞÜKÜR.
EN AZINDAN İSTEDİĞİ OLDU MARMARAYDAN GEÇTİ.
BU GÜNLÜKDE SEYYH'TAN BU KADAR.
HAYIRLI GECELER HEPİNİZE

16 Kasım 2013 Cumartesi

SEYYAH'TAN HABERLER

ZİYARETLER &LEZZETLER&ÖĞRENCİLİK

DÜN ANKARA'DAN ANNEM GELDİ.YORGUN OLDUĞU İÇİN BÜTÜN GÜN EVDEYDİK.AKŞAM HAZIR ANNEM GELMİŞKEN BİRAZ ÖRGÜ DERSLERİ ALAYIM DEDİM.


YİNE BİR SEYYAH KLASİĞİ OLMAYAN TORUNUMA BATTANİYE BAŞLADIM.BU ÖRGÜYÜ BİLMİYORDUM DAHA ÖNCE.AMA DÜN İNSTEGRAMA KOYDUĞUMDA


İŞİMDEN ZİYADE TIĞIM DAHA ÇOK DİKKATİNİ ÇEKTİ ARKADAŞLARIMIN.BİRAZ HAKLILAR DA.TIĞIM IŞIKLI. YANİ ÇOCUKLAR IŞIĞI KAPA ANNE FİLİM SEYREDECEĞİZ DEDİKLERİ ZAMAN HAY HAY DEYİP IŞIĞI KAPATABİLİYORUM. ZİRA TIĞIMIN IŞIĞI YETİYOR BANA:)




BU SABAH 5DE TEKERİMİZ DÖNDÜ.TABİ Kİ EYÜP SULTAN CAMİİNE. ORADA SABAH EZANI DİNLEMEK BENİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR ZEVK.HELEDE NAMAZIN SONUNDA TOPLU YAPILAN DUANIN TADINA DOYUM OLMUYOR.HER KEZE TAVSİYE EDERİM BİR YANDAN KUŞ SESLERİ BİR YANDAN TOPLU YAPILAN DUA VE AMİN DİYEN CEMEAT.
ÖĞLEDEN SONRA ANNEMİN UZUN ZAMANDIR GÖRMEDİĞİ ARKADAŞI GÜLLÜ TEYZE BİZİ ZİYARETE GELDİ. İYİKİDE GELMİŞ.KENDİSİ HATAY'LI VE TAHMİN EDERSİNİZKİ İÇLİ KÖFTE UZMANI.
ÇOK ISRAR ETTİ YAPALIM DİYE BENDE KIRAMADIM DERMİİİİŞİİİM :)


İÇLİ KÖFTE;
MALZEMELER;
1KG BUGDAY,2YUMURTA,3KAŞIK BİBER SALÇASI,TUZ,KİMYON.
İÇİ İÇİN MALZEME;
700GR KIYMA,3SOĞAN,KIRMIZI BIBER,KARABİBER,TUZ,CEVİZ


KIYMAYI GÜZELCE KAVURDUK.ALTINI KAPATINCA MAYDONOZ VE CEVİZİNİ İLAVE ETTİK.DOĞRUSUNU İSTERSENİZ İÇİ BİLE TEK BAŞINA MUHTEŞEM OLMUŞTU




YAPILIŞI;
BULGURUMUZUN ÜSTÜNE 2 BARDAK SICAK SUYU İLAVE EDİP BİRAZ BEKLİYORUZ. DAHA SONRAKİMYON SALÇA İLAVE EDİLİP GÜZELCE YOĞURUYORUZ.DAHA SONRA YUMURTASINI VE UNU İLAVE EDİYORUZ. YİNE ÇOK GÜZEL YOĞURUYORUZ.
VEEEE DANANIN KUYRUĞUNUN KOPTUĞU YERE GELİYORUZ.BENCE İŞİN EN ZOR KISMIDA BURASI



MAŞALLAH GÜLLÜ TEYZE ÖYLE İNCE ÖYLE ÇABUK OYUYORDUKİ ŞAŞDIM KALDIM DOĞRUSU



SONUÇ AŞAĞIDAKİ RESİMDEKİ GİBİ.SÜPER BİR GÖRÜNTÜ HARİKA BİR LEZZET.
AMA BU ARADA BENİM EMEĞİMİDE GÖZ ARDI ETMEMEK LAZIM.HEPSİNİ EMEK EMEK BEN KIZARTTIM
YOKSA BU KADAR LEZZETLİ OLMAZDI YANİ:)
ŞAKA BİR YANA GÜLLÜ TEYZECİM ELLERİNE SAĞLIK

SEYYAH'DAN BU GÜNLÜK HABERLER BU KADAR
KİMBİLİR YARIN NELER OLACAK
HAYIRLI GECELER

13 Kasım 2013 Çarşamba

SEYYAH'TAN HABERLER



EVEEEEEEET BU GÜN SİZE AŞURE TARİFİ FİLAN  VERMEYECEĞİM. ZİRA ÇOK GÜZEL TARİF VEREN ARKADAŞLARIM VAR.BENİM GİBİ ACEMİYE DÜŞMEZ. BU SABAH ERKENDEN KALKTIM VE AŞUREMİ PİŞİRDİM.ZİRA AKŞAM KOMŞUMUZDA HATİM VAR VE BEN AŞURE İKRAM ETMEK İSTİYORUM.


BENDE HER SENE AŞURE İKİ KAZAN PİŞER SAĞOLSUN KOMŞULARIM SEVERLER BENDE BOL BOL PİŞİRİRİM.BU GÜNDE AŞUREM PİŞTİ.BEREKETLİ OLSUN ŞİFA OLSUN DİYE YASİNİ ŞERİF OKUNDU.RABBİM KABUL ETSİN İNŞALLAH.
AŞURELERİ HAZIRLAR HAZIRLAMAZ DOĞRU EMİNÖNÜ ORADA ARKADAŞIMLA BULUŞTUK.


KENDİSİ ALMANYA'DAN GELİP BENİM VARLIĞINDAN BİLE HABERİM OLMAYAN YEŞİLKÖY SOSYETE PAZARINA GÖTÜRDÜ.ARTIK BENDE SOSYETEYE KARIŞTIM YANİ :)
BU ARADA PAZAR KÜLTÜRÜMDE GELİŞTİ BİRAZ.
MESELA BU PAZAR ÜNLÜ MARKALARIN ÇAKMALARI İLE ÜNLÜYMÜŞ.AMA ÇAKMALAR DA KENDİ ARALARINDA İKİYE HATTA ÜÇE AYRILIYORMUŞ.BİRİNCİ KALİTE ÇAKMA İKİNCİ KALİTE ÇAKMA VS
DOĞAL OLARAKDA FİYATLAR DA ONA GÖRE DEĞİŞİYOR.NİYETLİ OLUNCA BEN PAZARIN TADINI PEK ÇIKARAMADIM AMA İÇİMDEN EN KISA ZAMANDA TEKRAR GELMEYE KARAR VERDİM.


İFTARA NEREYE GİDELİM NEREYE GİDELİM DERKEN ARNAVUTKÖY SOSYAL TESİSLERİNDE KARAR KILDIK.MİSAFİR UZAKTAN OLUNCA İNSANIN CANI MANZARA İSTİYOR DOĞRUSU.BENDE ÇOK UZUN ZAMAN OLMUŞ GİTMEYELİ.MANZARA MUHTEŞEM HAVADA YUMUŞAK ŞANSIMIZA.GÜZEL BİR AKŞAM GEÇİRDİK.
SONRA BENİ BEŞİKTAŞ'A BIRAKTI BENDE TEKNEYLE ÜSKÜDAR.İKİ AKŞAMDIR ARKADAŞIMIN SAYESİNDE TEKNE KEYFİDE YAPIYORUM.ÖZLEMİŞİM DOĞRUSU.
YORGUN AMA MUTLU VE HUZURLU EVİME GERİ DÖNDÜM.
YARIN SABAH GÜZEL BİR KAHVALTI YAPIP ARKADAŞIMDAN AYRILACAĞIM.
İYİKİ VARSIN ESKİ DOSTUM.
SEYYAHTAN HABERLER ŞİMDİLİK BU KADAR. HAYIRLI AKŞAMLAR ARKADAŞLAR.

11 Kasım 2013 Pazartesi

BOL BONUSLU MANEVI GUNLERDEYIZ ( BU GECE MUHARREMİ ŞERİFİN 10.GECESİ)


“Âşûrâ (Muharremin onuncu) gününde oruç tutunuz. O öyle bir gündür ki, o günde peygamberler (aleyhimüsselâm) oruç tutarlardı.” (Hadîs-i Şerîf, İbn-i Hacer, el-Metâlibu’l-âliye)


“Âşûrâ gününde oruç tutunuz, (Ancak) Yahûdilere muhâlefet ediniz: Bir gün öncesiyle veya bir gün sonrasıyla beraber tutunuz.” (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i İbn-i Huzeyme)


ÂŞÛRÂ GÜNÜ MEYDANA GELMİŞ VE GELECEK BÂZI MÜHİM HÂDİSELER

Muharrem ayının onuncu günü Âşûrâ günüdür. Âşûrâ gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir. Fakîh Ebu’l-Leys Hazretleri’nin Tenbîhü’l-Gâfilîn kitabında rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Âşûrâ günü meydana gelen hâdiselerden bâzıları şunlardır:

1. Göklerin ve yerin yaratılması,
2. Âdem aleyhisselâmın tevbesinin kabul edilmesi,
3. Nûh aleyhisselâmın gemisinin karaya oturması,
4. Mûsâ aleyhisselâmın, Firavun’un şerrinden kurtulması ve Firavun'un helâk olması,
5. İbrâhim aleyhisselâmın dünyâya gelmesi ve ateşten kurtulması,
6. Eyyûb aleyhisselâmın hastalıktan şifâ bulması,
7. Yûnus aleyhisselâmın balığın karnından kurtulması,
8. Süleyman aleyhisselâma saltanat verilmesi,
9. Hz. Hüseyin (r.a.)’in şehîd edilmesi.
10. Kıyâmetin kopması da Âşûrâ günü olacaktır.

MUHARREMİN 9. VE 10. GECELERİ

Muharremin 9’uncu ve 10’uncu geceleri birer tesbih namazı kılmalıdır. Yine 9’uncu ve 10’uncu geceleri teheccüd vaktinde Allâh rızâsı için 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 50’şer İhlâs-ı şerîf okunur.

Muharrem ayı içerisinde mümkün olduğu kadar çok istiğfâr etmelidir.

اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ

"Estağfirullâhel-azıym. Ve etûbü ileyk" şeklinde istiğfâr okumakla yapılır.)

Muharrem ayının onuncu (Âşûrâ) günü; önceki bir gün yâhut sonraki bir gün ile birlikte oruç tutmak sünnettir. Yalnız Âşûrâ günü oruç tutmak tenzîhen mekruhtur. Hadîs-i şerîfte, “Âşûrâ orucunu tutunuz ve ona dokuzuncu yâhut on birinci günü ilâve ederek Yahûdilere muhâlefet ediniz, onlara benzemeyiniz.” buyurulmuştur.


ŞU ANA KADAR ORUÇ TUTAMAYANLAR HİÇ ÜZÜLMESİNLER.YARIN VE PERŞEMBE GÜNÜ TUTABİLRİLER.
YARINDA KISMET OLURSA AŞURELERİMİZİ PİŞİRECEĞİZ.
HAYIRLI GÜNLER

9 Kasım 2013 Cumartesi

YENİ HAZİNELERİM VAAAAAAAAAAAAAAAR

KİTAP FUARI


BU GÜN GÜNLERDEN FUAR.ÖNCE CNRR DAKİ AYAKKABI CANTA FUARINA GİTTİK.ASLINA BAKARSANIZ BU FUAR BİZLER İÇİN DEĞİL MAĞAZA SAHİPLERİ İÇİN ARKADAŞIMINDA ERENKÖYDE (SUKRAN AKSESUAR) BİR MAĞAZASI VAR. YENİ ÇANTA MODELLERİ BAKMAK İÇİN GELDİK


ALIŞTIĞIM FUARLAR GİBİ DEĞİL.MAĞAZA KARTI OLANLAR İÇERİ GİREBİLİYOR.MODELLER ÇALINMASIN DİYE.ONUN İÇİNDE ÇOK İSTEMEME RAĞMEN O GÜZEL ÇANTALARIN RESİMLERİNİ ÇEKEMEDİM


ORDAN VER ELİNİ KİTAP FUARI.AMAN ALLAHIM YOLLAR KALABALIK FUAR HER ŞEYDEN ÇOK KALABALIK.YÜRÜMEK DE ZOR BİR STANDA YANAŞIP BAKMAKDA ZOR.


BUDA EŞİMİN YİĞENİNİN ÇALIŞTIĞI ÇAMLICA YEDİKITA STANDI.YEDİKITA ÇOK GÜZEL BİR TARİH DERGİSİ.AYRICA ÇOK GÜZELDE ÇOCUK KİTAPLARI VARDI.


BUDA ARAMAKTAN AYAKLARIMA KARA SULAR İNEN ARKADYA YAYINEVİNİN STANDI.ALMAK İSTEDİĞİM BİR DÜRÜ KİTAP VARDI BENDE ÇAREYİ İKİŞER TANEDE ARKADAŞLARIMA ALDIRMAKDA BULDUM.İKİ BİRİSİ İKİ BİRİSİ İKİDE BEN TOPLAM ALTI KİTABIMIZ OLDU:)


ŞU ANDA YORGUNLUKTAN ÖLÜYORUM AMA DOĞRUSU DEĞDİ.KİTAPLARIMI HEMEN SAĞ TARAFIMA GÖREBİLECEĞİM BİR YERE DİZDİM.ŞİMDİ ONLARA BAKARAK KEYFİNİ ÇIKARIYORUM.

HEPİNİZE HAYIRLI GECELER

8 Kasım 2013 Cuma

NİHAYET BİTTİ


KAYIP SEMBOL



Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası'nda konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binası'na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?(Tanıtım Bülteninden) 


SEYYAHIN DÜŞÜNCELERİNE GELİNCE;

BU YAZARIN OKUDUĞUM İKİNCİ KİTABI. BAZI YERLERDE ZAMAN ZAMAN ÇOK SIKILSAM DA (MASONLUK BİLGİLERİ DAHA ÖNCE HİÇ İLGİMİ ÇEKMEDİĞİNDEN OLABİLİR)GENEL OLARAK SÜRÜKLEYİCİ BİR KİTAP.
HELE SONUNA DOĞRU MERAKTAN GECE KALKIP OKUDUM,YİNEDE CEHENNEM DAHA KEYİFLİ GELMİŞTİ BANA
SONDAN BAŞLADIĞIM İÇİN ŞİMDİ DA VİNCİ NİN ŞİFRESİNİ OKUMAYI DÜŞÜNÜYORUM.
AMA ÖNCE SIRADA OĞLUMUN  HEDİYE ALDIĞI AHMET ÜMİT'İN SON KİTABI VAR
ARTI 18 SINIRLAMASI YOK.HER KEZ OKUYABİLİR.BU BİLGİYİ ÖZEL SORAN ARKADAŞLARIM VAR
HEPİNİZE HAYIRLI HAFTA SONLARI DİLİYORUM

SÜTLÜ İRMİK ÇORBASI


28 SENELİK BİR DEFTER VE İÇİNDEKİ TARİFLER.GENÇLİĞİMDE DAVET YEMEKLERİ KURSUNA GİTMİŞTİM.O ZAMAN DAHA GENCİZ TABİ.AMA DEFTERİME CİLT BİLE YAPTIRMIŞIM.RESİMLER YAPIŞTIRMIŞIM..İLGİNÇ TARİFLERDE VAR İÇİNDE.BU GÜN DEFTERİM ELİME GEÇMİŞKEN HADİ İÇİNDEN DEĞİŞİK BİR ÇORBA YAPAYIM  DEDİM.
YAPTIM OLDU:)
BİR ZAMANLAR MAZİYE BAK NE KADAR ŞENDİK
GEREÇLER;
8-9 BARDAK TAVUK YADA ET SUYU
3-4 ÇORBA KAŞIĞI DOLUSU İRMİK
1-2 DİLİM BAYAT EKMEK
2YUMURTA SARISI
1BARDAK SÜT
1YUMURTA KADAR YAĞ (EKMEK İÇİN)
TUZ

YAPILIŞI ;

1-ET SUYU KAYNAYINCA İÇİNE İRMİĞİMİZİ SERPELEYİP HAFİF ATEŞDE İRMİK TANELERİ AÇILINCAYA KADAR (40-45)KAYNATINIZ
2-YUMURTA SARILARINI SÜTLE BİRLİKTE ÇIRPTIKDAN SONRAKAYNAMAKTA OLAN ÇORBAYA İLAVE EDİNİZ.BİR KAÇ TAŞIMDA BÖYLE KAYNATINIZ
3-KÜÇÜK KARELER HALİNDE KESTİĞİMİZ EKMEKLERİ YAĞDA  GÜZELCE KITIRLAŞTIRINIZ.BİRAZDA KIRMIZI BİBER

OH AFİYETLE YİYİNİZ BİZ ÇOK BEĞENDİK.

NOT;BU ÇORBAYI İRMİĞİ YUMURTA KADAR YAĞLA HAFİFÇE KAVURDUKDAN SONRA ET SUYUNA İLAVE ETMEK SURETİYLEDE YAPABİLİRMİŞİZ.
27 SENE ÖNCEKİ ÖĞRETMENİMİZİN YALANCISIYIM BEN  :)

HAYIRLI AKŞAMLAR
              AFİYET ŞEKER OLSUN

Blog'umda en çok görmek istediğiniz konu