30 Ekim 2012 Salı

HAYIRLI SABAHLAR

BURSA YOLCUSU KALMASIIIIIIIIIIIN :)))
BEN GİDİYORUM SONRA BENİ GÖTÜRMEDİN DEMEYİN

ECDADIN DİLİ OSMANLICA 17


ÇEKİLİİİİİİİŞ VAAAAAAAAAAAAR


YEMEK GURMESİ VE DERYAYLA LEZZETLER İŞBİRLİĞİ İLE MUHTEŞEM ÇEKİLİŞ

 ÖNEMLİ NOT:Birçok katılımcı banner kodunu ekleyemiyor onun etkinlik bitene kadar sayfanızda veya yazınızda olması gerekiyor.Ekleyemeyen arkadaşlar sağ köşede olan resmi bloglarına resim gadget olarak eklesin ve 20 Kasım'a kadar kaldırmasınlar lütfen...Şartları mutlaka okuyup yerine getirmeniz önemli...Çok katılım bekliyorum canlar:)))

Evet canlar bugün size harika bir çekiliş duyurusu yapmak istiyorum.YEMEK GURMESİ'nin sponsor olduğuDERYAYLA LEZZETLER işbirliği ile düzenlenecek olan çekilişimize katılanlar arasında yapılıcak çekilişle bir şanslı kişi muhteşem hediyeler kazanacak.
1-Kütahya Porselenden 6 kişilik 24 Parça Prizma Yeşil yemek takımı
2-Kütahya Porselenden 12 parça tuğralı çay takımı

ÇEKİLİŞE KATILMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKENLER...
 

1-YEMEK GURMESİ ve DERYAYLA LEZZETLER'i izlemeye almak ve yemek Gurmesine abone olmak,Yemek Gurmesi facebook sayfasını beğenmek,
2-Blogunuz ve sosyal medyeda çekilişimizi duyurmak ve ilgili linklerinizi bu yazının altına yorum olarak bırakmak,

3-Blogunuzda çekilişi duyururken yan tarafta olan banneride mutlaka yazınıza eklemeniz,
BANNER HTML KODU:
kolay yemek tarifleri
Tiramisu Tarifi

 4-Blog sahibi olmayanlar çekilişi sosyal medyada duyurup linkini bu yazının altına yorum olarak bırakmak,
5-Blog sahibi olan ve sosyal medyada paylaşanlara 2 çekiliş hakkı verilecektir.Yorumlarınıza numara verilcek ve yanıtla bölümü ile size çekiliş numaralarınız bu yazının altında bildirilecek,
6-Çekilişimiz 20 Kasım'da sona erecek.Random Org ile yapılacak çekilişle 1 asıl ve 1 yedek talihli belirlenecektir.Kazanan asıl ve yedek talihli Deryayla Lezzetler ve Yemek Gurmesin'de duyurulacaktır,
7-Kazanan asıl talihli bilgilerini(Mail,Telefon,Adres)yine çekiliş yazısının altına 1 gün içinde bırakmaz ise yedek talihliye dönüş yapılcaktır.
 

BU HARİKA ÇEKİLİŞE BOLCA KATILIM UMUYORUM,BENİ YANLIZ BIRAKMAYIN:))) 

HAYIRLI GECELER

HİÇ HATA YAPMAYAN İNSAN,
HİÇ BİR ŞEY YAPMAYAN İNSANDIR
VE HAYATTA EN BÜYÜK HATA
KENDİNİ HATASIZ SANMAKTIR...

                               YUNUS EMRE

GOBLEN



                    ANACIĞIMIN YENİ GOBLENLERİ

Arkadaşlar 41 kere maşallah demeyi unutmayın lütfen bunlar anacığımın yeni goblenleri.


Baktımki asacak yer kalmamış aynanın önünde duruyorlar kaptım geldim hepsini.Buna bayıldım.Daha önce çok beğendiğim iki tabloyuda aldım bunlarıda


Boşuna demiyorlar kızınmı var derdin var diye hatta bununla ilgili bir hikaye anlatır eskiler anlatır; hanımın biri devamlı eşine kumam yok diyormuş.Eşide üstüne 2tane daha eş almış hikaye bu ya hanımı hala kumam yok diyormuş.Günün birinde bir kız çocukları olmuş hanımı hah kumam geldi demiş.Eşide e mubarek kadın şunu baştan söyleseydin ya bende 2 eş daha almasaydım demiş.


Gerçek payı yok değil kızlar her zaman annelerinin kuması aslında.Ne zaman Ankara ya gitsem bakayım kaç bavulla geldin giderken kaç bavulla gideceksin der babam.Doğruda söyler:)


Her neyse sonuçta tabloları aldım geldim sırf babacığımı yalancı çıkarmamak için yani başka nedeni yok :)
Nasıl beğendinizmi yalnız çekimleri hiç güzel olmadı parlıyor diye flaşı kapattım çok soluk çıktı renkleri halbuki o kadar güzelki orjinali
Bu arada İstanbulda olan arkadaşlarım bu tabloların hepsini canlı görmek isterseniz Ümraniyede Tuğra tuhafiyede sergilenecek bir müddet önümüzdeki Pazartesiden itibaren
İlgilenenlere duyurulur.Ayrıca yine  Pazartesi günleri aynı tuhafiyede saat 2de nakış derslerim var
Hepinize Hayırlı Günler Dilerim


BİTEN YENİ BİR KİTAP




Nazan Bekiroğlu’ndan
Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı yıllarında başlayıp I. Dünya Savaşı’na uzanan bir öykü… Trabzon’da ve Tebriz’de doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak… Aslında çok ırmak… Tebriz’in meşhur halı tüccarının deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra…
İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhacirlik, tehcir, mücadele, kader… Farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroğlu’nun mürekkebi aşk olan kaleminde buluştu. Nar Ağacı bir Doğu masalı kadar zengin, hayal kadar güzel, hayat kadar gerçek bir hikâye… İncelikle işlenmiş karakterleri, zengin detayları ve dönemi anlatmadaki maharetiyle yıllarca unutulmayacak bir kitap…
***
Buraya kadar kitabın arka yüzünde yazanlar benim yorumumu soracak olursanız Nazan Bekiroğlu bu hikayede annanesi ile dedesinin hikayesini anlatıyor.Tarihi bir aşk romanı aslına bakarsanız tam benim sevdiğim gibi bir yandan yaşanan sevgiler öte yandan canlı tarih.Bir arkadaş yorumunda üç boyutlu demiş gerçektende öyle bu zaman zaman beni zorladı bazen hayalde bazaen gerçekte olmak yorucu olabiliyor.Ama konusu çok ilgimi çektiği için sabırla devam ettim.

Ben okumanızı tavsiye ediyorum açıkcası ama baştan söyleyeyim zaman makinasının içine girmeye hazır olun şimdiden.

Bir gün bende dedelerimin hikayesini yazmak istiyorum.Birisi Üsküp göçmeni diğerinin ise ailesi Lübnanda kalmış rahmetli dedem yıllarca akrabalarına ulaşmaya çalışmış ama bir haber alamamış kim bilir belki ben başarırım

Etrafımızda ne kadar çok yarım kalan hikaye var değilmi.Hikayelerin tamamlanması ümidi ile
SEYYAH İYİ OKUMALAR DİLER


29 Ekim 2012 Pazartesi

KUZU SÖĞÜŞ


BABAMIN MUTFAĞINDAN SEÇMELER (2)
 Söğüş et babamın mutfağı için bir klasiktir.Bizim eve gelen misafirler bilirlerki gelince Hasan Abilerinin soğuk söğüş etini ve ,onun özel ciğerini yiyecekler.Onun içindirki  bayramda olsa bizim eve tok gelinmez.Bu yılda öyle oldu adet bozulmadı ve babacığım etini pişirdi.Nasılmı?Başlıyorum anlatmaya


Koyunun en güzel yeri boynu ve belidir der babam.Boyun ve bel kısmı parçalanmadan bütün olarak büyükçe bir tencereye konur.Şekilde görüldüğü üzere,defne yaprakları,tane karabiber,soğan ilave edilir ve kısık ateşte ocağa oturtulur.Görünen kısmı bu kadar.


Sonra ara sıra gelinir ziyaret edilir çünki bu uzun bir süreç altı saat ocakda kalması gerekiyor bilemedim beş öyle hemencecik olmuyor.Tabi sevginizide ilave etmeyi unutmayacaksınız.Babam hep salata bile olsa yaşayarak yapacaksınız der doğruda söyler.Tabiki besmele çekmeyide.Bazende benle kafa bulur babam şimdi baktın aynısını yapacaksın yani öylemi der.


Aradan altı saat geçtiği vakit manzara aynen böyle.Tabi kaynar olduğu için henüz girişemiyoruz yatma vaktide geldi artık.Yırttım ben bu işden diyerek yatıyorum dörtte kalkacağımdan habersiz.:)


 Saat gece dörtte yanlış duymadınız babam bana sesleniyor kalk kızım et yemedim diyordun kalk bakalım ben anında fırlıyorum yatakdan mutfağa gidince bakıyorumki babam vazifeye başlamış bile.Etleri öyle bir ayarda ayıklamak lazımki ne soğuk ne sıcak soğuk olunca ayıklaması çok zor oluyor yağlar donuyor.Bu arada babama yardım bahanesi ile etleride götürmüyor değilim.Etler kendilerinden geçmiş dokunur dokunmaz kemiğinden ayrılıyor.

Etleri ayıklayıp çok derin olmayan bir kaba bir sıra koyduktan sonra bolca kekik biraz karabiber ilave ediyoruz,tekrar et ve tekrar kekik ilavesi kaplara bastırıyoruz.Artık görücüye çıkmaya hazırlar.  Eeeeeee gecenin bu saatinde bu kadar eti yemenin faturasıda bulaşıkları yıkamak oluyor tabikide.Bir yandanda aman anneni kızdırmayalım kızım mutfağını toplu tutalımda sonra sabah bize söylenmesin diyerek beni gaza getirmeyide iyi biliyor.Ama şu kadar söyleyeyim değdi,soğukda çok güzel oluyor ammaaaaaaa gece  sıcak sıcak yemenin tadı bi başka
    SEYYAHTAN BİR YEMEK TARİFİ DAHA BURADA SONA ERDİ.
               HEPİNİZE HAYIRLI GÜNLER

HAYIRLI SABAHLAR


Photo Of Day 28 & 29

 28 BİR DUYGU


                                          OĞLUM BENİ ÖLDÜRECEK (gülme krizi)

                                                              29 BİR MANZARA

                                                                             EDİRNE




















EDİRNE GEZİSİ (2.Bölüm)

TÜRK İSLAM ESERLERİ MÜZESİ

       
                 SEYYAHIN GÖZÜNDEN MÜZE GEZMEYE VARMISINIZ HADİ O ZAMAN























 
                                                    ALLAH,VATAN,NAMUS,İTTİHAD






                                EL İŞLEMELERİNİN ZARİFLİĞİ GÖZ KAMAŞTIRIYOR

                                                 
                                                           SÜNNET YATAĞI


                                                ANNEMİZDE GÖZ KAMAŞTIRIYOR








    
                                                                 
                                                                MEVLEVİHANE


                                                BAHÇEDEN BİR MANZARA





YAĞMUR MÜSADE ETMEDİĞİ İÇİN BAHÇE RESİMLERİNİ ÇOK ÇEKEMEDİM.RÜZGARDAN BU GÜLLERİ BİLE ANCAK ELİMLE TUTTUKTAN SONRA ÇEKTİM
SEYYAHIN GÖZÜNDEN EDİRNE DEVAM EDECEK ŞİMDİLİK HOŞÇAKALIN
    HAYIRLI SABAHLAR

28 Ekim 2012 Pazar

EDİRNE GEZİSİ (1.Bölüm)


                     SELİMİYE CAMİİ




Evveeeeeeet ayağımın tozu ile geldim işte. Sabah Edirne ye gittik çocuklarla ve biraz önce döndüm ve hemen klavyemin başına geçtim.İlk durağımız Selimiye cami Mimar Sinanın 80 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim"dediği anıtsal yapı Osmanlı -Türk sanatının ve dünya mimarlık tarihinin baş yapıtlarından bunu bilmeyen yok malum.


Ayrıca yaptığım ufak çaplı araştırmada camimizin mimari özelliklerinin erişilmezliği yanında taş,çini,mermer,ahşap,sedef,gibi süsleme özellikleri de son derece önemliymiş.Özellikle mihrabı ve minberi mermer işçiliğinin baş yapıtlarından


Namaz saatine denk geldiği için rahat çekim yapamadım vakit kısıtlı akşama döneceğiz burası müezzinler mahvili altıda şadırvan. Halk arasında burdan çıkan suyun zemzem olduğuna inanılıyor bu yüzdende oldukça kalabalık .Kalabalık olmasının diğer bir sebebi ise ,
  TERS LALE


 Bir rivayete göre Camini arsası içinde bir lale bahçesi varmış ve bu lale bahçesinin  sahibi kadın  Camii inşaatı için arsasını satmaya yanaşmamış. Uzun uğraşlardan sonra kadın arsayı bir şartla satmayı kabul etmiş. Arsasının sembolik olarak yaşatılması için bir lale motifi yapılmasını istemiş. Mimar Sinan da lale motifini yapmış fakat ters olarak.
   Camideki lale motifi lale bahçesini, lalenin ters yapılması ise kadının tersliğini ifade etmektedir..Siz her ne kadar yukarıda tam olarak göremesenizde sütunda ters bir lale duruyor,bende sırf siz bunu görün diye kalabalığın arasına girdim ve çektim. bunun ile birlikde camide tam 101 tane lale motifinin kullanıldığı yazıyor kitaplarda.Benden söylemesi


Burası Türk İslam Eserleri Müzesi,Selimiye Caminin Dar'ül Tedris Medresesine kurulmuş içinde çok çok güzel eserler var etkilenmemek elde değil



İlk odacıkta sizi Mimar sinan karşılıyor o kadar gerçekçi ki tarihe gerimi döndüm diyorsunuz diğer resimleri şimdi vermiyorum akşama doğru sırf resimlerden oluşan bir post yapmayı düşünüyorum şimdi sadece ufak tefek bilgilendirme bu.


Burasıda Edirne Arkeoloji ve Etnografya müzesi Selimiye caminin arkasında kalıyor.Dar'ül Kurra medresesine kurulmuş o da nedir diyorsanız bir nevi hafızların okutulduğu okul eski zamanda
Müzelerdeki eserler muhteşem di benim için özellikle eskiden kalma kıyafetler nakışlar yalnız bir şey dikkatimi çekti 2 müzedede eserlerin altında yeterli bilgi yoktu.Tabi dayanamayıp müze yetkilisine sordum oda hazırlandığını söyledi acele etmesinler ben sonra bir daha giderim nasıl olsa seyyahın işi ne?


Buda camiye Müzeden bir bakış sana dün bir tepeden baktım ey aziz İstanbul gibi bende sana birde müzeden baktım ey aziz Selimiye dedim.zaten o kadar ihtişamlı ki şehrin bir çok yerinden görebiliyorsunuz her seferinde de sizi etkilemeyi başarıyor.Neyse lafı uzattım yine Edirne ye gelip ciğer yemeden dönmek olmazmış ben bi koşu yiyip geliyorum.Her zamanki gibi sırf sizler için :)
Sakın sakın bir yere ayrılmayın daha paylaşacak iki cami bir arasta bir bedesten bir külliye daha neler neler var.Seyyahı izlemeye devam edin

Blog'umda en çok görmek istediğiniz konu