12 Ağustos 2012 Pazar








Gençlik ve serdeki hafif anarşistlik... 200 metrede altin ve bronz madalya kazanan Amerikalı iki siyah atletin, Tommie Smith ve John Carlos'un siyah deri eldivenli yumruklari havada, başları önde posteri yıllarca hayal dünyamizi ve asil oda duvarlarimizi süslemisti.
Itiraf ediyorum ki, Aynur Çagli'nin o muhtesem haberini okuyana kadar ayni karede önde duran, gümüs madalyali Avustralyali beyaz atlete hiç dikkat etmemisim. Adi Peter Norman imis...
Iste bu atlet geçen hafta öldü. Haberin ve konunun tekrar gündeme gelmesinin sebebi budur.
Gelelim hikayeye...
Mexico City'de 200 metre finali kosulmus. Amerikali (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciligi Avustralyali (beyaz) Peter Norman kazanmis.
Madalya töreni için bekledikleri sirada, Carlos, Peter Norman'in yanina gelerek sormus:
- İnsan haklarina inaniyor musun?- Evet, inaniyorum.- Peki ya Tanri'ya?- Bütün kalbimle...
Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planini açiklamislar, Norman tereddütsüz katilmis:

- Ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektigini söyleyin!

Ilk defa, o günler için müthis bir provokasyon hatta devrim sayilacak bir eylem planliyor iki genç adam: Amerika'daki irk ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirligi ve ikinci sinif vatandaşlığı protesto edecekler... Ama nasil?

Fikir Norman'dan geliyor: bir çift siyah deri eldiven buluyorlar, sag tekini Tommie, sol tekini John eline geçiriyor; fakirligi sembolize etmek için çiplak ayakla kürsüye çikiyorlar, baslari kederle öne egik, sikili yumruklarini havaya kaldiriyorlar. Önlerinde duran beyaz atlet Peter Norman da, dayanismasini göstermek için kalbinin üstüne 'Insan Haklari Için Olimpiyat Projesi Hareketi'nin kokartini iğneliyor.

Amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem koyuluyor.
Ve tabii (hatirliyorum) dünya birbirine giriyor. Amerika ayaga kalkiyor. Olimpiyatlar bile gölgede kaliyor, dünya gazeteleri yumruklari havada siyah atletlerin fotografini birinci sayfadan veriyor...
Amerikan Olimpiyat Komitesi iki siyahin spor kariyerini o saniye bitiriyor. Eylem amacına ulasmis, Amerika'daki zenci azinligin durumu dünya gündemine girmiştir. Smith ve Carlos spor hayatlarini (ve buna bagli olarak geleceklerini) feda etmisler ama dünya tarihine geçmişlerdir. Dünyadaki yüz milyonlarca ezilmis siyahin ilahi haline gelmislerdir.Peki ya Avustralyali beyaz Peter Norman?
Meslektasim Aynur'un anlattigina göre, Norman'in da hayati kararmis.
Tommie Smith diyor ki:
"Peter, bir beyazdi. O günlerde siyahlarin haklarini savunma cesareti gösteren, onurlu ve belkemigi sahibi beyaz çok azdi. Peter, Avustralya'ya döndügünde kimse yüzüne bakmadigi gibi, herkes tarafindan yargilandi. Onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden dislandi. Tehditler, issizlik ve tecrit nedeniyle öyle sıkıntılı günler yasadık ki, üçümüzün de ilk evliligi sona erdi."
Avustralya Devleti Norman'i ölene kadar affetmemis ama... Norman intikamini mezara götürmüs: 1968 Olimpiyatlari finalinde ikinci olurken kirdigi 200 metre Avusturalya rekoru hâlâ, 38 yil sonra kirilamamis.
'

Ölene kadar süren 'eylem kardesligi'
Iki amerikali ve bir Avustralyali 'lanetli' atletin o gün baslayan 'eylem kardesligi' ve dostluklari ömür boyu sürmüs. Aradan geçen 38 yil boyunca, yazismislar, bulusmuslar, görüsmüsler.
Ta, geçen hafta, Peter Norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64 yasinda ölene kadar.
Ve simdi, asagidaki fotografa iyi bakin:


Melbourne'de yapilan cenaze töreni. 'Onurlu beyaz atlet' Peter Norman'in tabutu, Tommie Smith(solda) ve John Carlos'un omuzlarinda!
Üç 'eylem kardesi' son kez omuz omuza...
Nasil, muhtesem bir haber degil miymis?
Bu habere neredeyse tam sayfa ayıran Star'a bravo. Ve tabii Aynur Çağlı'ya da kocaman bir bravo. Final onun ağzından:

"Cenaze töreninde Carlos ile Smith'in yanina gidip ' Siz Mexico City'de yumruklarinizi havaya kaldırdığınızda, biz Türkiye'deydik. Seref kürsüsündeki fotografiniz o gün bize ve kusagimiza çok şey ögretti ' dediğimde, Carlos yüzünde içten ve gururlu bir gülümsemeyle egilip,'Bizim de bütün amacımız buydu zaten ' dedi."
(Star, 16 ekim)



Biraz önce facebook da bu yazıyı okuduğum zaman çok ilginç geldi bana.Hemen sizlerle paylaşmak istedim.Belki çoğunuz biliyorsunuz belkide benim gibi ilk defa duyuyorsunuz.Kesin olan bir şey varki geçen zaman içerisinde ırkçılık adına çok büyük değişimler olmuş.Bilenlere takrar olsun benim gibi bilmeyenlere de haber olsun.
     HAYIRLI GECELER

14 yorum:

  1. ilk defa duydum,cidden çok güzel bir yazı.Paylaştığın için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben teşekkür ederim beğendiğinize sevindim

      Sil
    2. müsaitseniz mimledim sizi

      Sil
  2. vay be sahiden çok etkileyici.
    güzel şeyler de oluyor bu dünyada.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gerçekten bende çok etkilendim.

      o zaman için çok büyük cesaret

      Sil
    2. mimlendin deeeeeeeeeeeeeeeep

      Sil
    3. hımmm sölemişsin burda.
      :)

      Sil
    4. DEDİM YA ÖĞRENİYORUM.BEN ÇALIŞKAN BİR ÖĞRENCİYİM.YANİ EN AZINDAN ÖYLE OLDUĞUNU ZANNEDİYORUM

      Sil
  3. önceden duymamıştım. çok hoş özelliklede arkadaşlıklarının sürmesi helede tabutu omuzlarında taşımaları çok mutlu edici :)

    YanıtlaSil
  4. çok anlamlı çok güzel bir yazı..Dostluklarını hiç bitirmemeleri ne güzel..insanlardaki bu ayrımcılıklar ne zaman biticek bilmiyorum..Eskiden siyah beyaz ayrımı varmış şimdi başka ayrımlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım çok önemli bir konuya değinmişsin.evet bu günlerde hiç olmaması gereken konularda ayrımcılık yapılıyor.yerden göğe kadar haklısın

      Sil
  5. Hakikaten etkileyiciymiş.
    Gerçek dostluk diye buna derim ben.

    YanıtlaSil

Blog'umda en çok görmek istediğiniz konu